0

TAŞLARA VURAN ACI

Share

Hatice, dedim. Ben Leyla’yım, dedi.
Ürperdim. Yol kayboldu. Ay sustu.
Rüzgâr bütün yapraklardan çekildi.
Yalnızlık işte, dedim.
Yok, dedi, sevmek arzusu.
Bir tek ölüler yalnızdır.
Bir daha ürperdim. Gülümsedi.
Su gülümsedi. Kedi kalbime yürüdü.
İnsanlar, dedim, konuşmuyor, dinlemiyor
Herkes bir top pıtrak ötekinin ağzında.
Korku dedi. Bilmek korkusu
Anlamak korkusu. Yaşamak korkusu.

Hatice dedim. Benim, dedi.⠀
Ürperdim. Ölüm yok, dedim. Yok, dedi.
Yalnızlık bile yok. Bir tuhaf ayrılık bu.
Gitmemişsin. Birazdan geleceksin.
Varsın ve yoksun. “Elbette varım”, dedi.
“Aynaya bak. duvara bak. Sokağa bak.
Gözyaşıyla yazılmış bir yazıyım yüzünde.
Her bir kirpiğinde iç geçiren zaman benim.
Sokaklar kalabalık ama odalar benim.
Sana bakan herkesin gözbebekleri benim.” ⠀

Öyle oluyor dedim. Sen nasıl biliyorsun bunu.

Ömür Hanım, dedim. Ben Leyla’yım, dedi.
Ömür Hanım, dedim. Benim, dedi.
Yalnızlık yıkıcı dedim. Bilmem mi, dedi.
Hele geceleri, hele sen evdeyken.
“Yazıyor musun?” Döne döne, dedim.
Yazmazsam bir daha öleceksin
Yazmazsam seni sevemeyeceğim.
Dünya yetmedi
Mezarda bile yalnız bırakıyorum seni.
Biliyor musun Hatice
Şimdi binlerce Ömür Hanım seni seviyor
Ben binlerce Ömür Hanım’ı seviyorum
Binlerce güzellikle büyüyorsun, büyüyorsun.

Sana layık bir ölü olmak için çırpınıp duruyorum.

ŞÜKRÜ ERBAŞ